18.24 / Kurtuluş
18:24. Kurtuluş Caddesi, daktilo şeridine sıkışmış eski bir yörünge gibi kıvrılmıştı. Takvim bu anı sayfanın …
18:24. Kurtuluş Caddesi, daktilo şeridine sıkışmış eski bir yörünge gibi kıvrılmıştı. Takvim bu anı sayfanın …
Kar taneleri, banka cephesine ve mermer önlüğe bir parazit gibi yapışıyordu. Şehir, gürültüsünü pamukla boğmuştu; …
Malikanenin kuzey kanadında yaşıyordum; denizden gelen rüzgarın geceleri taş duvarlara sürtünüp inlediği, sarmaşıkların mermeri ağır …
Kasabaya gelen tren istasyona yanaşmadı; istasyon, trenin altına usulca süründü. Rayların arasından limon kabukları fışkırdı, …
Kafenin adı vardı, elbette. Ama adı, kapının üstünde durmaktan yorulmuştu. Harfleri güneş yemiş, yağmurdan çekmiş, …
Şehrin ortasına bir çizgi çektiler. Herkes o çizginin bir tarafından öbür tarafına geçmeyi hayat sandı. …
Beni ortaya koymuşlar. Ortaya koymak dediysem önem vermekten değil. Yer yokluğundan. Alışkanlıktan. Bir şeyi bir …
Şehrin üzerinde günlerdir aynı ses dolaşıyordu. Ne tam siren, ne tam rüzgar, ne dua. Bir …