Kromatik ışık, sinirsel bir aşınma verinin kıyısında,
Sedefli, çarpık bir yürüyüş bakışın dehlizinde.
Cümle zarında sızıntı, bir zarf sıkışması;
Akıl maymun kifayetinde, hoyrat bir hakikat yarışı.
Kaçak yazılım döküntüsü, iç kıvrımda çöküntü,
Bozulan her vuruşta, sökük tanım küspesi.
Tafta yakalı gerçeklik, kadim felaket soyu;
Uçurumda taşan biçim, arsız ve köklü iç oyunu.
Damağın gerisinde fosforlu sızı, ince işlem terbiyesi,
Çizelgeyi dişleyen sabır, zımpara ve kostik şişesi
Biçim kaçkını hacim, mengenede kemik sıkıştı,
Sinaps sızılı akıl zarı rakamsal bir savaştı.
Kabından sızan ürkek, yaralı bir alamet;
Peşindeki karaltıya dökülen eğri bir cinnet.
Beden karardan kalma hurdalarla zımba izli,
Kaçakta saklı, bambaşka bir söz denizi.
İç avluda keskin ayrışma, ziftle aynı soydan;
Fitne, cilveli suç gibi dolanır; radyoaktif muamma.
Vernikli sanrıda kadavral kalıp sehpası,
Üstünde numara külü, yanında varlık libası.
Şematik suretle pürtüklü meyve kabuğu;
İçinde dönüp duran tekil felaket uykusu.
Koyu muhakemede makas payı, keskin ve diri;
Cevhere ilişmiş soluk azı, çiğnenmiş suret özsuyu.
Sözlük dışı bir mahluk parçalar alfabetik kafesi,
Kuyruğuna benzeyen soruyu karanlıkta sorgular.
Açıklık gelir; pıhtı, eğri bir tas içinde,
Taşan pay ufalanır, parlar sonuç kabuğu içinde.
Kıyıda kalan her şey bozgunu kaskatı oyalar;
Yüzeyde zikzak bir çizik soluk hayvan yakalar.
