Mantık tozlu yüksekliğin mahkumu,
Zihinde yeşil akış, sinaptik bir firar;
Direngen ekseni törpüleyen hınzır kontur,
Kürenin küflü ciddiyetinde açılan ince çatlak.
Bütün nizama döküldükçe absürt,
Bilinçaltı elektrikli, floresan kaçak;
Kuru kanonun üzerine düşen ballı kırıntı,
Satır aralarında fokurdayan canlı kıvılcım.
Taş unutmuş ezberini; pek münasebetsiz,
Damarlarda yolunu yitiren hibrit bir titreşim;
Düzenin hoyrat ceketinde çınlayan yabancı ses,
Hakikatin donuk yüzeyinde beliren muzır fark.
Gün üzerine hatalı basım vurulmuş nüsha,
Pürüzsüz metne sızan inatçı mürekkep;
Yasanın tenini delen ilk çentik,
Mavi olasılığın ortasında parlayan yörüngesiz delilik.
Kilitli bellekte kıpırdanan tekinsiz cüret,
Sistem çarkında aykırı bir devinim;
Kategorik sığlıklara rağmen dik bir cesaret,
Düşüncenin çıplak çehresinde çarpık son
Hiçbiri uslu değil, hepsi ferah ve arsız,
Ruhun haritasında kendine yer açan taze taşkınlık;
Dar aralıklarda çoğalan vizyoner entropi,
Kurunun çorak dudağına değen nemli aşkınlık.
Katı ağız yorgunluğun eşiğinde gevşemiş,
Liminal kıpırtılarla doluyor ara boşluklar;
Yasaklı düzlemlerde geometrisini yitiren hırıltı,
Kainatın dikiş yerlerinde patlayan o yırtı.
Mekan üzerine bol gelen ağır giysileriyle misafir,
Yaşamın taşmasında genişleyen berrak kaçış;
Kupkuru hükmün içine bulaşan sessiz bir parazit,
Neşenin elinde savrulan yerçekimsiz yarış.
Fikir hudutlarından aşar, getirir başka bir tını,
Koparır atar benliğini bozulan bir görüntü;
Safraya yansıyan saf, parçacıklar geçidi,
Kırılır tüm formlar; işte o sarsak, ham veri.