Zihnimde mayalanan sessiz infial,
Damarda pıhtılaşmış soylu izmihlal,
Yığınlara karışmak en çiğ ihtimal,
Kendi loş sokağıma sapıyorum
Mekaniğin harcında boğulan vasat,
Damağımda kekremsi, keskin bir tezat,
Şuuru kanattıkça çoğalan hasat,
Kibrimi adımlarıma gizliyorum
Aklın çeperlerinde kemirgen nifak,
Gözlerime serilmiş felçli bir idrak,
Yüzeyde dolaşan telaştan uzak,
Geceyi cebime saklıyorum
Tenin hafızasında karanlık maraz,
Sokağın rahminde birikmiş garaz,
Kusursuzluğa karşı devrik itiraz,
Kalemin ucunu bileyliyorum
Plastiği kutsayan sığ bir tahribat,
Pişmemişe duyulan arsız inat,
Bilhassa kaybedene kasıt,
Zarımı pürüzsüz ihtimale atıyorum
Camekanın ardında çürüyen ziyan,
Kelimelerin dibinde boğuk hezeyan,
Ucuz tebessüme sağır bir isyan,
Kendimi hiçliğe düğümlüyorum
Uğultulu çağın sunduğu cinnet,
Çarka dişli olmak en sefil minnet,
Gerçeğin tenine verilirken mühlet,
Akrebi saatin dışına sürüyorum
Sentetik rüyalar, sıradan kader,
Makine sesinde parçalanır sefer,
Kuru gürültüde eridikçe değer,
Kendi kuyumun ipini çekiyorum